| | Üretsiz Blog oluştur

İstanbul içi Ev Dekorasyon Boya İşleri Yapılır..

Sizde evinizi işyerinizi  renklendirmek ister veya mevcut rengini Ekonomik fiyata Ve Son Derece Profesyönelce yenilemek isterseniz bizimle iletişime geçebilirsiniz.. İtina İle Evinizin Boya işlerini yapıyoruz...

 

 rize53_34@hotmail.com

 

Yatak odasını hangi renge boyamalı

Bir mekanda hangi etkiyi yaratmak istiyorsanız, renk seçiminizi o yönde yapmalısınız. Yatak odası için genellikle natürel ve yormayan tonlar tercih edilir. Ancak paletinizi canlı tonlar üzerinde oluşturma cesaretiniz varsa, işte size Polisan’dan temel bazı öneriler…

Yatak odasının rengini planlarken fonksiyonel gereksinimleri içeren bir çevre yaratın. Burayı sadece dinlenmek ve uyumak için kullanıyorsanız dingin renkleri (açık çimen yeşilleri, gün batımının pastel renkleri…) seçmeniz uygun olacaktır. Yatak odası aynı zamanda uyanmak ve giyinmek içindir. Güneş sarısı ‘günaydın dünya’ demek için neşe saçan bir renktir. Krili beyaz ışığı yansıtır ve güne başlamak için gerekli olan enerjiyi verir. Zevkli kumaşlar ve sıcak renkler ise, dış dünyadan uzak duygusal ve özel bir oda yaratır. Çocuk ve gençlerin yatak odaları ise canlı ana renkler veya ana renkler ve beyazla uyumlu olur.

Yalın renkler (net renkler)

Yoğun renkler:Kıymetli taşların, renkli pencerelerin, canlı yaz çiçeklerinin, görüntüsü gibi heyecan verici şeyler insana ilham verir. Aynı odada iki veya daha fazla yalın renk kullanımı, renkler sanki zıplayacakmış gibi canlı bir titreşim yaratır. Paletinizi net bir renk üzerine astarlamayı tercih ediyorsanız işte size birkaç öneri: Net renklerin biri büyük alanda, diğerlerini ise dokunuşlarla kullanmak uyum sağlar. Tek bir renk üzerinde de odaklanıp, kendi ya da yardımcı renk çeşitleriyle eşleştirebilirsiniz. Canlı kırmızı bir yatak örtüsü, nane yeşili renkte bir uygulamayla havayı elektriklerken, yeşilin solgunluğu renk titreşimini frenleyecektir. Yalın renkleri çokça kullanmak isterseniz ya beyaz ya da rengi belli olmayanlarla karıştırın. Eğer bir oda mobilyalarla doluysa veya duvarlar koyu ahşap kaplamaysa yalın renkler yerinizi canlandıracaktır. Siyahı yalın bir renkle eşleştirirseniz, gücünü çoğaltırsınız.

Pastel renkler: Güneşin doğuş ve batış renklerinin yumuşaklığının evrensel bir cazibe vardır. Huzur veren pastel renkler, uyum yaratmak için en kolay renklerdir. Beyazın genel elementini paylaşırlar. Beyazın ilavesi ne kadar çok olursa renk vibrasyonu o kadar azalır. Canlı, uyumlu, karıştırılmış renkler veya canlı renklerle açık pastelleri kullanabilirsiniz. Şerbet pembesi bir dekorda canlı bir oranj denemeye çalışın. Mavi ve sarı bir odaya, krem-sarı duvar renkleri ve menekşe mavisi kumaşlarla canlı ve heyecanlı hava katabilirsiniz. Görüntünün etkili olması için desenli çizgilerle pastel renklerin birleştirilmesi iyi sonuç verir. Renklerin yumuşaklığı desenlerin belirginleşmesine, ön plana çıkmasına yardımcı olur.
Gölgeli renkler

Rahatlatan renkler: Eskinin cazibesini tekrar yaratabilmek için kırmızı, mavi, altın, oranj, patlıcan, koyu sarı gibi sıcak duygular veren renk tonları çok uygun olacaktır. Bu koyu tonların derin ve zengin kalitesi yatak odasını sessiz ve güvenli bir cennete dönüştürebilir. Gölgeli renkler, net bir renge siyah ilavesiyle elde edilir. Pastel renkler ile gölge renkler büyük alanlarda kullanılabilir ve net renklerden daha karıştırılabilir. Örneğin sarıya boyanmış bir odada zengin altın renk tonlarının kullanılması odaya güneşin sıcaklığını verir ama atmosfer daha bir baskılıdır. Aynı odada yoğun koyu kırmızı kullanıp, birkaç peygamber çiçeği mavisi dokunuşlarla enerji yüklü bir stil yaratabilirsiniz. Koyu renkleri dengelemek için açık pastel renkler ve beyaz vurgular kullanabilirsiniz.

Doğal renkler: Bu renkler çölün vakur havasını, kayalık bir sahildeki çakıl taşlarını, sonbaharın sok günlerindeki çıplak ağaç ve arazileri çağrıştırır. Ustaca kullanılacak bu renkler kent yaşamının gerçi havasından kaçışı sağlayacaktır. Ana renkleri karıştırarak veya tonları nötralize etmek için kullanacağınız gri renk, doğal renk çeşitlerini yaratacaktır. Bunun sonucu kahverengi, bej, gri-kahve, açık kahve, toprak grisi tonlarıdır. Bu renklerin hiçbir zaman modası geçmez. Doğal renkler objelerde, süs eşyalarında şekil, formlarda avantajlıdır. Ağaç, deri ve kumaşlar doğal renklerle uyumludur. Bu renkler yatak odalarına huzurlu bir görünüm verirler, ancak bazen monoton ve bezgin bir hava da yaratabilirler. Doğadaki renkleri iyi tanımalı. Açan kırmızı çiçeklerin bir ormanı nasıl canlandırdığını, kumsaldaki deniz kabuklarının parlak renklerini düşünerek, doğal bir odanın hayata geçmesi için, gerekli renk dokunuşlarını uygulayın. Gölgeler ve tezatlar yaratmak için doğadan esinleneceğiniz bir başka ipucu, günbatımında güneşin kayboluşunun hissettirdiği duygusallıktır ve bunu da odayı çevreleyen bir ışıklandırmayla yaratabilirsiniz.

Akıllı Boyalar Artık Piyasada

Boya sektöründe nanoteknolojinin kullanımı sonrasında kendi kendini temizleyen, ortamın havasını düzenleyen, antibakteriyal ve yangın geciktirici boyalar pazarda yerini aldı.

1 milyar 300 milyon Euro’luk pazar, binbir farklı renk seçeneklerinin yanı sıra, su bazlı, ultraviyole ışınlarına dayanıklılığı yüksek, ışıkla veya yağmurla kendi kendini temizleyen teflonlu ve silikonlu boyalara kayıyor. Bunlara, enerji depolayan ve ışıkta renk değiştiren ürünler de katılıyor. Fiyatları klasik ürünlere oranla yüzde 10 daha pahalı olan bu ürünlere talep, hızla artıyor.

1 milyar 300 milyon Euro’luk boya sektöründe maddenin yapısına müdahale anlamına gelen nanoteknoloji kullanılarak geliştirilen ’akıllı’ boyalara talep, hızla artıyor. Yılda 350 bin ton üretimin gerçcekleştiği pazarda, su bazlı, ultraviyole ışınlarına dayanıklılığı yüksek, ışıkla veya yağmurla kendi kendini temizleyen teflonlu ve silikonlu boyalar, konutlardaki yeni tercihler arasında yerini alıyor. Nanoteknoloji kullanılarak geliştirilen ürünler ileri teknolojinin avantajlarını taşımasının yanında, boyada kısa zaman önceye kadar hayal olarak görülen işlevlerin gerçekleştirilmesini olanaklı hale getiriyor.

Yangın geciktiren boya

Ürün gamı arasında nanoteknolojik boyalarında bulunduğu DYO’nun üreticisi Yaşar Boya Grubu’nun Ar-Ge Koordinatörü Gülsen Çeliker, ’akıllı boyalar’ olarak bilinen nanoteknolojik ürünlerin koruyucu ve dekoratif olmanın yanısıra ışıkla kendi kendini temizleme, ortam havasını temizleme, antibakteriyel ve yangın geciktirici gibi özellikleriyle boya pazarındaki yerlerini aldıklarını kaydetti.

Çeliker, fiyatlarının klasik ürünlere göre yüzde 10 daha fazla olmasına karşın nanoteknolojik ürünlere öngördüklerinin üzerinde bir talep geldiğini vurguladı. Işıkla kendi kendini temizleyen iç cephe boyasının Nanomat, dış cephe boyasının Nanotex ve yangın geciktirici astar boyanın Nanosön olduğunu aktaran Çeliker, dış cephelerde boyaların su geçirimsizliğini beklenen bir özellik olarak değerlendirerek, “Ancak boyaların, aynı zamanda su buharı geçirgenliğinin yüksek olması gerekir. Bu tarz boyalar yazın ışığı yansıtma özelliğinden dolayı bina içindeki ısının yükselmemesine yardımcı olmalı. Isı izolasyonu sağlayan boyalar henüz ısı yalıtım sistemi kadar etkin değiller” dedi.

Rekabette renk faktörü

Boya üreticilerinden Marshall’da sektörde yaşanan rekabette, farklı renk seçenekleriyle ön plana çıkmaya çalışıyor. Marshall Boya Renk İletişimi ve Renk Sistemleri Pazarlam Müdürü Aysun Vural, tüketicilerin boya seçiminde sağlığını gözettiğini belirterek, “2007 yılında 1001 renk sistemiyle dünyanın en zengin renk seçeneğini sunacağız. Ayrıca, tüketicilerin kendilerine en az zararı verecek boyayı tercih etmesi, üretimde su bazlı, temizliği kolay boyalara ağırlık verilmesini sağlıyor. Renk seçimleri değişmekle birlikte talep, özellikle ışığı yansıtmayan mat ve ölü matlıktaki boya türlerine kayıyor. Son yıllarda konut sektörünün büyümesiyle artan talep, özellikle iç cephe boyalarında yoğunlaşıyor. Su bazlı mat boyalar tercih ediliyor” dedi.

Artık, toplu konutlarda sade ve kullanışlı renklere yönelindiğine dikkat çeken Aysun Vural, “Lüks ve modern konutlarda ise, daha önce denenmemiş renk kombinasyonları ile farklılık getirilmeye çalışılıyor. Boyada tüketicinin öncelikli isteğini kullanım kolaylığı, farklılık ve renk zenginliği oluşturuyor” diye konuştu.

Enerji depolayıp renk değiştiriyor

Teknoloji ilerledikçe, boya sektöründe de yüksek teknolojik ürünlere doğru bir yönelme olacağını dile getiren Yaşar Boya Grubu’nun Ar-Ge Koordinatörü Gülsen Çeliker, “Gelecekte daha silinebilir, daha dayanıklı, daha kolay uygulanabilir, daha renk çeşitliliği içeren ürünler talep görecek. Tüketici tek üründe birçok fonksiyonu istiyor. Avrupa ve Amerika’da son çalışmalar nanoteknoloji yönünde. Boya piyasasının geleceğinde nanoteknolojik ürünler tüketici tarafından birinci sırada tercih edilen ürünler olacak. Enerji depolayan ve ışıkla renk değiştiren ürünler geleceğin nanoteknolojik ürünlerine örnekler” diye konuştu.

Tüketimde Avrupa’yı yakalamak çok zor

Türkiye’de kişi başına düşün boya tüketimi, 5 kilogramı bulmuyor. Avrupa’nın çok altında kalan bu tüketim, son yıllarda inşaat sektöründe yaşanan canlanmayla birlikte hızla kapanmaya başladı. Yapılan yeni konutlar, çevre bilinci ve insan sağlığının daha önem kazanması, boya tüketiminin artmasını sağlıyor. Gelişen inşaat sektörü içinde, binaların en son görünüşüne şekil veren boyalarda aynı gelişim içinde olunması gerekiyor. Binalarda sadece dekoratif anlamda değil, uzun süreli korumaya özen gösterilmesi de önem taşıyor.

Boya yaparken Dikkat edilmesi Gerekenler...

Boya Yaparken Dikkat Edilmesi gereken herşey..

Boya yaparken fırça, rulo ne zaman kullanılmalı:

Duvarlarda rulo ile çalışmak daha hızlı ve kolaydır. Duvarların kesişimlerinde, kapı, pencere vb ahşapların boyanmasında firçaya her zaman ihtiyaç vardır. Genelleme olarak şunlar söylenebilir; su bazlı boyalar için sentetik fırçalar, yağlı boyalar için doğal kıllı fırçalar, pürüzlü ve dekoratif yüzeyler oluşturmak için uzun tüylü rulolar, düz yüzeyler için çok kısa tüylü rulolar kullanılabilir

Doğru boyayı nasıl seçersiniz:

Boyanacak yerin rengine daha kolay karar verebilmek için en az 1 m²’lik alana uygulama yapılmalıdır. Mekanın ışık durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Günün hangi saatinde hangi koşullarda mekanda bulunulacağı da düşünülerek ona göre değerlendirme yapılmalıdır. Bazı renkler doğal ışık ve elektrik ışığı altında tamamen farklı görünür. Seçilen rengin mekandaki eşyalara uyum sağlaması için boyalı alanın etrafına özellikle tercih edilen eşyalar konulup düşünülmelidir

Duvarları boyamadan önce neler yapılmalı:

Boyanın iyi sonuç vermesinde ön yüzey hazırlığı denen işlemler çok önemlidir. Kolay ve dayanıklı bir boyama için yüzeydeki eski boya ve kağıt kalıntıları çıkartılmalı, yüzey zımparalanıp oluşan tozlar silinmelidir. Kir ve lekeler deterjanlı su ile temizlenip bu kısımlar kurutulmalıdır. Küçük çatlak ve delikler uygun bir macun ile doldurulmalı ve ardından tüm yüzeye astar uygulaması yapılmalıdır. Astar kuruduktan sonra boya uygulamasına geçilebilir

Duvarın ilk boyanması gereken yer:

Duvarların birleşim yerleri ve kenarları parmak rulo ya da amaca uygun fırça ile boyanmalı, daha sonra büyük rulo ile geniş yüzeylere geçilmelidir. Eğer kenarlarda kestirme fırça kullanıldıysa, oluşan izler geniş rulo ile hafifçe taranarak yok edilebilir. Uygulamaların aynı yönde olması görüntüyü daha da güzelleştirir.

Artan boya nasıl saklanmalı:

Artan boyanın cinsine göre; (kabın içindeki boyanın havayla temasını kesecek şekilde) su bazlı ise su, solvent bazlı ise solvent eklenerek uzun süre saklanabilir

Boyamada kullanılan aletler nasıl temizlenmeli:

Su bazlı boyalar için kullanılan aletler su ile temizlenerek, solvent bazlı boyalar için kullanılan aletler solvent ile temizlenerek doğal olarak kuruması sağlanmalıdır.

Boya hangi oranlarda inceltilmelidir:

Ambalajları üzerinde ve teknik bültenlerinde yazılı oranlarda inceltilmelidir. Her boyanın farklı inceltme oranı bulunmaktadır. Ayrıca inceltme oranı kullanılacak uygulama aletinin özelliklerine göre de değişmektedir

Boyanın kurumasında dikkat edilecekler:

Boya yapılan yüzeyin yağlı, kirli ve nemli olması, ortamın yeterince havalandırılmaması, yeterli oksijenin ortamda bulunmaması, hava sıcaklığı ve nemin uygun koşullarda olmaması, boya içine yanlış inceltici katılması ve kuruma dengesinin bozulması durumlarında kuruma geç olur. Bu, genellikle sentetik esaslı boyalarda rastlanan bir sorundur. Sentetik esaslı boyalar oksidasyon ile kurur. Yapıdaki, solventin (tinerin) buharlaşması için ve yapıya oksijenin girmesi için su bazlı boyalara göre daha uzun bir süreye ihtiyaç vardır. Bu nedenden dolayı, mutlaka lejant bilgileri doğrultusunda uygulama yapılmalıdır. Ayrıca sentetik boyalarda inceltici olarak kullanılan sentetik tiner yerine neft, gazyağı, selülozik tiner gibi çözücüler kullanılmamalıdır. Bu tip çözücüler, boyanın bağlayıcı yapısını bozup, geç kuruma probleminin yanı sıra daha birçok soruna neden olmaktadır. Geç kuruma sorunu yaşanan yüzeyde, tam kurumanın gerçekleşmesini bekleyip, bu sürede oluşan toz ve taneciklerin zımpara yapılarak ortamdan uzaklaştırılması ve üretici firmanın belirttiği koşullar dahilinde tekrar boyanması gereklidir

Metal yüzey nasıl boyanmalı:

Metal yüzeyler, havada bulunan oksijen ile reaksiyona girerek belirli bir süre sonra yükseltgenme-indirgenme reaksiyonu sonucu korozyona uğrar. Paslanma olarak bilinen bu reaksiyon sonucu, boya filmi zamanla parçalanır. Bu nedenden dolayı metal yüzeylere mutlaka oksijen ile teması kesmek amaçlı, korozyonu engelleyen astarın 2 kat uygulanması gerekir. Daha sonra astarlı yüzeye son kat sentetik boya uygulanmalıdır. Galvaniz, alüminyum, bakır yüzeylerin boyanma işleminde sentetik boyama sistemi kullanılmaz, kullanıldığı takdirde yapışma sorunları ortaya çıkar

Tahta yüzey nasıl boyanmalı:

Tahtalar sıcaklık farklılıklarından dolayı genişleyip, daralabilir ve bu da boyaya zarar verir. Üstelik yerde olan tahta kaplamalar, üzerinde yoğun bir yürüme trafiği olacağı için, yıpranmaya çok meyillidir. Bu yüzden astarlama ve macunlama evreleri ayrı bir dikkat ve özenle yapılmalıdır

Yeni boyanmış duvarlarda leke ve kirler için ne yapımalı:

Yeni uygulanmış boyayı temizlemek için en az iki hafta (ancak dört hafta çok daha iyi) beklemek gereklidir. Yumuşak bir bez ya da sünger kullanılarak, hazırlanan sabunlu suyla duvarlar silinebilir. Fazla sulu temizleme yapılırsa akan sular duvarda iz bırakabilir. Ayrıca, eğer temizleme suyuna bir kimyasal madde karıştırılmışsa duvarın görünmeyen bir yerinde boyaya zarar verip vermediği kontrol edilmelidir.

Dış yüzey boyası nasıl olmalı:

%100 akrilik son katlar renk kaybını önleme ve esneklik açısından en iyi seçimdir. Ancak kusma yapan ahşap yüzeylerde, akrilik son katı uygulamadan önce yağ bazlı bir ön kat uygulanması çok önemlidir. Kusma yapmayacak yüzeylerde tamamen akrilik boyama sistemleri kullanılabilir

Dış yüzeyde hangi renler dayanıklıdır:

İlk olarak, dış cephelerde kullanılan bütün boyalar zaman içinde solma yaparlar. Ancak bu solmanın miktarı renkten renge, boyadan boyaya değişir. Mavi ve yeşil gibi organik renkler, kahverengi ve sarı gibi inorganik renklere nazaran daha çabuk solma eğilimi gösterirler. Bunun yanında, yüksek kalitedeki akrilik lateks boyalar, çözücü bazlı boyalara oranla renklerini daha iyi muhafaza ederler. Bu arada dış cephe ve iç cephe boyalar arasındaki en büyük farklardan birisi, dış cephe boyalarının renklerini daha fazla koruyabiliyor olmasıdır.